işte o kayboluşlarında insanın içi daralır, tekrar gorunmemelerinden korkar insan.
gorunmezlik nasıl da panikletiyor insanı. ya düştülerse yere? bu kadar cabuk olmus olabilir mi? tüm bunlar bir kaç saliseliğine olmasına ragmen o kadar deger verirsiniz ki o simlere,
o uyusuk, kolaya alışmış, çalıştırmadığınız beyniniz, etrafında ne olup bittiğinin bile coğu zaman farkına varamayan beyniniz bir kaç saniyeliğine algılarını oyle acar ki; görecelik kuramının yasayan kanıtı oluverirsiniz.
saliseleri dakikalarmışcasına yaşar bütün duygularınızı tekrardan tadarsınız. simlerin yere düşeceğini bile bile, bitmeden once tadını cıkara cıkara izler, her anını degerlendirirsiniz.
sonra belki "biraz daha serperim ne de olsa" der içinizi rahatlatırsınız.
işte kimilerimiz tekrar serp(e)mez.
kimilerimiz onlar hiç düşmesin diye yere serilir ve var gücüyle cigerlerindeki havayı bosaltır simlere.
serpmek de ayip degil serpmemek de.
ama o yere serilip büyünün devamını dilemek, onun için çırpınmak, kendini paralamak... işte onun tadı apayrı.
üstelik hiç ayip değil.











--
www.buraknevruzoglu.com
--
bunalim yaratinca duslerim, herseyi yakmak gibi bir huy edindigimden degil; sifa otumu kaybettigimden can yakar oldum.
--
--
bunalim yaratinca duslerim, herseyi yakmak gibi bir huy edindigimden degil; sifa otumu kaybettigimden can yakar oldum.
--
I'm a member of =SkyAndNatureClub *night-shots and *HDR-Club and *iLovePhotographyClub
--
bunalim yaratinca duslerim, herseyi yakmak gibi bir huy edindigimden degil; sifa otumu kaybettigimden can yakar oldum.
--
PatriceCorbeil
--
bunalim yaratinca duslerim, herseyi yakmak gibi bir huy edindigimden degil; sifa otumu kaybettigimden can yakar oldum.
Previous Page12345...Next Page